top of page

Hüzünden Düşen Bin Parça

  • Yazarın fotoğrafı: Seyit Furkan Karabacak
    Seyit Furkan Karabacak
  • 2 saat önce
  • 1 dakikada okunur
Meram (2026)
Meram (2026)

İnce düşündüm her dem, elimden geldiğince

Ama tutup kopardılar inceldiği yerden.

Gideceğim elbette, o güzel gel deyince

Şimdi hicrânıma yağmur yağar hüzünlerden.


Günahlarımla çıkıp, yüzleşeyim isterken

Sözleştim onlar ile tekrardan buluşmaya.

Hâlâ doymaz nefsimin, arzusunu güderken

Söyle nasıl çıkarım, o büyük duruşmaya?


Ölüm var hesapta ve defterim karalıdır

Diğer günü beklemeden uğrarım ziyâna.

Ölüm var, hesap da… Dilin değişmez kuralıdır:

Konuştukça batar, her insanoğlu günaha.


Yeryüzündeyim lâkin, gökyüzün seyretmekten

Öğrenemedim hâlâ, şu şehrin yollarını.

Ey insana bilmediklerini de öğreten

Sabit kıl yolunda, yalpalayan kullarını.


Muhtaç etme ne olur, bir senden başkasına

Duymaz kimse niyâzım, geçmez kimseye nazım.

Bırakıp her şeyi, has kılsam da aşkı sana

Havf recâ dengesinde, çok kötü bir canbazım.


Kimisi nerdesin der kimisi her yerdesin

Vakti gelen beklemez ve göçer birden bire.

Vuslatın eşiğinde, kaldır kalbim perdesin

Sıfırı tükettim dönüyorum Bir’den Bir’e.

Yorumlar


bottom of page