His Münacaatı
- Seyit Furkan Karabacak

- 30 Haz
- 1 dakikada okunur

Histen atıldım bugün
Çekti beni karşısına kalbim
– Nedir bunca ecrâma taviz?
Bu şartlarda seninle
Belli ki devam edemeyiz.
Haklıydı hisverenim
Oruçlar aç kalmaktan ibaret
Namazda ta’dîl-i erkâna hıyanet
Üstelik okşamadım saçlarını hiç
Uzatmadım elimi yetime
Taşıyorum bedenimi artık
Hissizlik naaşı niyetine
Bu kaçıncı sehiv secdesi?
Kaçıncı gece tövbesiz?
Kurtulmak istediğim noktalar
Şimdi harika bi’ eskiz
İmza: bir şikayetsiz muhteriz.
Bu histe bir terslik var
Yapacak olsam bir iyilik
Hemen ardından bir kötülük yapıyorum.
Kınayan yarama tuz basınız göz yaşlarınızla
Durumum dar,
Hissizim ben,
Ağlayamıyorum.
Bileğimin hakkıyla istedim
O’ndan istemeyi öğretti sevgili
Bir ayakkabı bağcığı olsa dahi
Yanlış anlamayın, dilenciyim.
Ey tohum ve çekirdeği çatlatan,
Ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkaran,
Yardım et atmama üzerindeki ölü toprağı ruhumun
Ve filizlendir nurunla imanımı, göğsümden uzanan
Gözyaşım yine karışır mı yağmurlara?
Kıskanır mı bulutlar gözlerimi?
Peki gönlüm gark olur mu nurlara?
Tasdik eder mi tövbekâr sözlerimi?
Kör nefis edilip de derdest
Hak yolunda boynunu vurmalı
Çok şey biliyor artık herkes
Öyleyse “Bir”i bilene sormalı.



Yorumlar